‘Türkiye bölgenin demografik yapısını değiştirme çabasında’

AZİZ KÖYLÜOĞLU/SÜLEYMAN EHMED
EFRÎN – Devrimciler Ordusu Komutanı Ebû Hesen, Türk devleti “Teröre karşı mücadele” bahanesiyle “Tampon bölge/güvenlikli bölge” oluşturma maksadıyla Bab bölgesinin demografik yapısını değiştirmeye çalıştığını belirtti. Hesen, Türkiye’nin Sultan Murad, DAIŞ ve Cebhet El-Nusra gibi çete gruplarına destek vererek, ÖSO’ya bağlı grupları etkisizleştirmeye çalıştığını söyledi.
Devrimciler Ordusu Komutanı Ebû Hesen, Kürt nüfusunun yoğun olduğu Bab bölgesinde Türkiye’nin müdahale girişimleri ve bu konuda Türkiye’ye yakın grupların çabalarının ne anlama geldiğini yine bölgede yaşanan son gelişmeleri ANHA’ya değerlendirdi.
Ebû Hesen, Bab bölgesinin Kurdi bir bölge olduğuna dikkat çekerek  bu bölgeden geçen iktidar odakları kendi siyasi çıkarları temelinde bölgenin demografik yapısını değiştirme çabası içinde bulunduklarını dile getirdi.
Ebû Hesen, özelikle Baas rejimi döneminde, ‘Arap Kemeri’ planının hayata geçirilmesi için Arap ve Türkmen aileler bölgeye getirildi diyerek şöyle devam etti: “Bu aileler Kürt ailelerin yerleşim alanlarından sürüldüğü yerlere yerleştirildi. Baas rejiminin asimilasyoncu tüm politikalarına rağmen, bölge halkı kültürel değerlerini korunmasını bildiği gibi öz dili Kürtçeyi konuşmaktadır.  Yine kardeşlik değerleri ile diğer oluşlarla birlikte yaşıyorlar. El-Rahî ve Qibêsîn kasabasıyla  her iki kasabanın  çevresi % 70 oranında Kürtler bulunuyor. Fakat  Baas rejiminin Kürtlere karşı yürüttüğü asimilasyoncu siyaset yüzünden Arapça  ve Türkçe çoğunlukta konuşulan diller olmayı ifade ediyor. Buna rağmen bölge halkı Kürt olduklarını unutmamış, tersine Kurdi değerlerine de sahip çıkmasını bilmişlerdir.”
‘DAIŞ çeteleri ile Türkiye anlaşmışlar’ 
Bölgenin demografik yapısını değiştirmek için Türk istihbaratıyla DAIŞ çetelerinin anlaştıklarına vurgu yapan Ebû Hesen konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkmenlere bu bölgede topraklarının  bulunmamasına rağmen, sırf kurguladıkları senaryoyu bölgede hayata geçirebilmek için Türkmenlerin bölgesiymiş gibi algı operasyonu yapmaya çalıştılar. Bu bölgede Türkmenler ve Araplar, Kürtlerin yanında yaşamaktadırlar. Türk devleti DAIŞ’le işbirliği içerisinde bölgedeki en eski yerleşim üyelerini göç ettirmeye çalışarak, yerlerine taraftarlarını yerleştirmektedir.”
‘Türkiye’nin siyaseti deşifre oldu’
Ebû Hesen, Suriye devriminin başlangıcıyla birlikte Türk devleti bölgedeki kirli emellerini yürütme uğraşı içinde olduğunu şu şekilde değerlendirdi: “Türkiye bölgede hakimiyetini arttırmak için  taraftarları aracılığıyla baskı ve ölüm tehditleri savurarak  halka ait toprakları kiraladı. Son süreçte de Türk devletinin  bölgede hakimiyet  sağlama çabaları artmış durumda. Son olarak Türk hükümeti DAIŞ, Cebhet El-Nusra ve Sultan Murat Tugayı’yla işbirliği içinde silah zoruyla bölgeyi işgal etmek istemektedir. Bu da birçok yeri işgal eden DAIŞ çetelerinin Türk istihbaratına bağlı tugaylara teslim etmesiyle deşifre olmuş durumda.
‘Çeteler 67 Kürt yurttaşı kaçırdı’
Hesen, DAIŞ çetelerinin  son olarak 67 Kürt yurttaşı Şêx Cerah ve Şedûdê köyleri ile Qibêsînê kasabasından kaçırdığını hatırlatarak: “Kaçırılan 67 Kürdün akıbeti konusunda hala bir şey bilinmiyor. Buda DAIŞ çeteleri ile Türk hükümetinin işbirliği içinde olduğunun göstergesidir. Türkiye çetelerin eliyle bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi sürdürüyor” diye belirtti.‘Bab bölgesinde 130’un üzerinde Kürtlere ait köy bulunuyor’Ezaz’dan Bab’a uzanan ve Haleb’in doğusunun da dahil olduğu kısma Bab bölgesi denildiğini belirten Hesen şöyle devam etti: “Bu bölgede Kürtlere ait en az 130 köy bulunmaktadır. Yine Til Eran, Til Hasil ve Qibêsîn kabaları ile köylerinde 100 binin üzerinde Kürt yaşamaktadır.”
‘15 Türkmen köyü var’
Aynı bölgede Türkmenlerin 15 köyünün bulunduğunu söyleyen Hesen: “Türkmenlerin tüm köyleri de Türkiye sınırına yakındır. Kürtlere düşmanlık eden güçler ki bunların başında Türk devleti gelmektedir. Bu güçler Kürtlerin bu bölgede yaşamadıklarını iddia etmektedirler. Türk devleti son dönemlerde ‘tampon bölge/güvenlikli bölge’ adıyla yol haritası hazırlayıp bu bölgede yalnızca Türkmenlerin yaşadığını iddia ediyor. Oysa Türkmen halkı Kürtlerle, Araplarla birlikte yaşamaktadır” dedi.
‘ÖSO taburlarını yok etmek istiyorlar’
Ebû hesen, Türk devletinin DAIŞ çeteleri ile mücadele etme bahanesiyle kamuoyunu aldatma çabaladığını belirterek şunları dile getirdi: “Türk devleti saldırılarını bazı boş mevzilere dönük gerçekleştirdi. Diğer yandan Cebhet El-Nusra çetesi Ezaz’ın kimi yerlerinden çekilirken, DAIŞ çeteleri ilerledi. Yine Sultan Murat tugayı bölgede hakimiyetini arttırırken, Fatih Sultan Mehmet Tugayı’da İdlib vilayetinden Ezaz’a doğru hareket etmeye başladı ve kendisini Türkmen ordusuymuş gibi adlandırdı. Oysa bu tugayların arasında sadece %10 Türkmen bulunuyor. Bu şekilde ÖSO’ya bağlı ılımlı taburları yok etmeyi amaçlıyorlar.”
‘Bölge halkı ve savunma güçleri bu siyasete kanmazlar’
Hesen, böyesi oyunlara gelmeyiz diyerek şöyle devam etti: “Cebhet El-Nusra, DAIŞ, Sultan Murat ve Fatih Sultan Mehmet çetelerinin bölgedeki hareketlilikleri Türk istihbaratının bir oyunudur. Bu oyunun tek amacı  ise Kobani ve Efrîn kantonlarının birleşmesi ve her iki kanton üzerinde var olan ambargonun daha da arttırılmasıdır.Ancak bölgede bulunan tüm oluşumlar ve ÖSO’ya bağlı ılımlı taburlar hiçbir zaman Türkiye’nin bu tarz siyasetiyle kandırılamayacaklarını ve hiçbir zaman bölgeye yönelik çetelerin ve Türkiye’nin işgalini kabul etmeyeceklerini belirtiyorlar.”
‘Devrimciler ordusu bölge halkı içinden bir güç oluşturmak istiyor’
“Devrimciler ordusu, devrimci bir ordudur” diyen Ebû Hesen şunları dedi: “Devrimciler ordusu, DAIŞ çetesi ve Baas rejimine karşı direnmek için kuruldu. Devrimciler ordusu içinde bölgedeki tüm yapılar yer almaktadır. Suriyenin birçok bölgesinde, örneğin  Hema, Humis ve Helebê gibi yerlerde örgütlendirilmiştir. Rejim ve DAIŞ çetelerine karşı direnmektedir.”
“Devrimciler ordusu Demokratik Suriye’nin inşasını kendine amaç edindiği için uluslararası alanda ve bölgede kabul görmektedir ” diyen Hesen, amaçlarının Suriye’deki tüm oluşumları DAIŞ ve Baas rejim güçlerinin barbarlığından koruyacak ulusal bir ordu kurmak olduğunu dile getirdi.
DAIŞ’ın Marêh kasabasına ilerleyişi senaryonun bir parçasıdır’
Ebû Hesen DAIŞ çetesinin Haleb’in köyleri üzerinden Marêh ve Til Rifeht kasabalarına ilerleyişini, senaryonun bir parçası olarak değerlendirdi. DAIŞ zayıflamış olması nedeniyle yeni bir cephe açacak durumu yok diye ifade etti ve ekledi:“Türkiye’nin ‘tampon bölge/güvenlikli bölge’ adıyla Suriye topraklarını işgal amaçlı haritası neticesinde DAIŞ ve El-Nusra çeteleriyle işbirliği içinde. Buna göre DAIŞ çeteleri Bab bölgesi ile Haleb arasındaki yolu kesecek. Bununda gerçekleşe bilmesi için Marihê kasabasının işgal edilmesi gerekiyor. Yine bizimler her hangi bir savaşa girmemek için kontrolümüzde bulunan ilerlemiyor.”
Ebû Hesen, bir süre önce DAIŞ çeteleri bölgeye girmek istediğini fakat Devrimciler Ordusu’nun sert yanıtıyla karşılaşınca geri çekilmek zorunda kaldığını hatırlatarak konuşmasında şunlara yer verdi: “Son süreçle halklar arasındaki birlik  bölgede  DAIŞ çeteleri ve Türk devletinin işgali girişimleri hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Zaten savaşçılarımızla halkın birbirleri ile olan bağları gelişmiştir. Bu bakımdan karanlık güçlerin tüm komplo planları ve işgal çabaları boşa çıkarılacaktır. Bizi  savaşla bitirmek istiyorlar. Ama bizde sonuna kadar bu çetelere karşı savaşacağız.”
(ad)
ANHA

Alexander Supertramp

Hello my name is Zagros. I am Kurdish I have created this site since 2014 to inform people who interest Syrian Kurds. My site will help you to learn about the situation of the civil and military Rojava with known sources. Thank and do not forget to comment!

No comments:

Post a Comment