Breaking News

'IŞİD'in kadın soykırımına karşı kadın örgütleri pasif kalıyor'

"IŞİD’e geçit vermeyeceğiz!” şiarıyla ülkenin dört bir yanında kampanyalar yürüten  HDK-HDP Kadın Meclisleri,  Demokratik Özgür Kadın Hareketi  ( DÖKH) öncülüğünde , 15-16 Eylül tarihlerinde  aralarında CHP Milletvekili Melda Onur ve gazetecilerin  da  yer aldığı  30 kişilik bir kadın heyetiyle Güney Kürdistan’a gitmeye hazırlanıyor. Heyetin içinde yer alan HDK-HDP  Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi  Dilek Yağlı yolculuk öncesi ANF ile konuştu. HDP-HDK Kadın Meclisi olarak IŞİD’in kadın düşmanı politikalarına karşı verdikleri mücadelede yalnız bırakıldıklarına dikkat çeken Yağlı,  tüm kadınları hedef alan bu soykırımına karşı Türkiye’deki kadın örgütlerinin çok pasif kaldığını belirti. Kadınların acilen silkelenip harekete geçmesi gerektiğini hatırlatan  Yağlı, “ Ortadoğu’daki kadınlarla dayanışmak bizim ortak sorumluluğumuz bu açıdan biz  kadınlara tarihi bir görev düşüyor” dedi.
Rojava Kobanê’ye saldırılar başladığından bu yana ülkenin dört bir yanında yardım kampanyaları yürüten  HDP-HDK  Kadın Meclisleri, IŞİD saldırıları altında ki Êzidi ve Türkmen kadınlarla dayanışmayı büyütmeyi hedefliyor. Bu konsepte  DÖKH öncülüğünde 30 kişilik bir kadın heyetiyle Güney Kürdistan’a gitmeye hazırlanan HDK-HDP Kadın Meclislerin, diğer bir yandan da 16 Eylül günü  kurulan komünlerle  dayanışmak için Silopi’de çalışma başlatacak. Kadın Meclisleri olarak Ağustos ayından bu yana IŞİD ‘in kadın düşmanı politikalarına karşı büyük bir çaba içerisinde olduklarını belirten Dilek Yağlı, özellikle İstanbul’da hemen hemen tüm semtlerde  stantlar açtıklarını ve yardım topladıklarını aktardı. Ancak bunun yeterli olmadığını, yardım kampanyalarından öte siyasal anlamda büyük bir boşluk olduğuna dikkat çeken Yağlı, HDK-HDP Kadın Meclisleri IŞİD saldırılarına karşı mücadelesinde çok yalnız kaldığını söyledi. Diğer kadın örgütlerinin birkaç eylemlik dışında bir çalışma yapmamakla eleştiren Yağlı, oysa  IŞİD’in sahip olduğu zihniyetin Türkiye’deki  mevcut hükümetin cinsiyetçi, kadın düşmanı  yaklaşım ve  politikalarından farklı olmadığını  altını çizdi.  Yağlı, “ Kadınlara tecavüzü helal görülürken,  bedenleri  ganimetmiş gibi pazarlarda satılırken,  sünnet edilirken hiçbir ses çıkartmayan bir hükümet benzer bir politikayı kendi çerçevesinde Türkiye’deki kadınlara da reva gördüğü unutmamak gerek ” dedi.
BU SESSİZLİK KABUL EDİLEMEZ !
Böyle bir ortamda Türkiye’de ki kadınların sessizliğini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Yağlı, bu tepkisizliği kırmak adına da  böyle bir kampanya ’ya imza attıklarını belirti. Türkiye’de kadın cephesinden kadın cinayetlerine karşı bir hareketlilik varken,  Ortadoğu’da IŞİD’in Êzidi Kürt ve Türkmen kadınlarına dönük uyguladığı zulme karşı  kadınların bu şekilde pasif kalmalarının çok büyük bir acı olduğunu  ifade eden  Yağlı, IŞİD’de karşı  kadınların birlik olup  mücadeleyi mutlaka yükseltmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Kürdistan’a geçebilen Êzidilerin çoğunun erkek olduğunu, özellikle genç kadınların çoğunun kayıp olduğunu aktaran  Yağlı, tüm dünya kaybolan   kadınların akıbetini sorgularken,   Türkiye’deki kadınların bu kadın soykırımına karşı  güçlü bir dayanışmayı örememesinin gerçekten çok büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.
KADINLARİN  SİLKELENİP ACİLEN HAREKETE GEÇMESİ GEREK
Bu tepkisizliğin en büyük nedenini  Türkiye’deki  muhalefetin parçalı olmasına bağlayan  Yağlı, “ IŞİD’e karşı  tek savaşanın  Kürt  güçlerinin olduğu bilindiği   için bu vahşete “ Nasıl olsa Kürt Mehmet nöbette”  mantığıyla yaklaşılıyor” dedi. Ortadoğu’da IŞİD’de karşı en büyük savaşı veren  yine kadınlar olduğunu hatırlatan Yağlı, “ Kadın gerillalar bu kadın düşmanlığına karşı bedenlerini siper etmişken ve    saldırısına uğrayan Êzidi kadınlar IŞİD ile savaşmak için Şengal’e dönerken,  burada ki kadınların bu pasif tutumu  kabul edilemez. Bu durum  beyaz Türk mantığını tekrar ortaya çıkartıyor ” diye konuştu.  Kadınların mutlaka silkelenip acilen harekete geçmesi gerektiğini hatırlatan Yağlı,  bu çerçevede  Kadın Meclisi  olarak  oluşturacaklarının heyetlerinin çok büyük önem taşındığını kaydetti.  Yağlı, parti kadın kurumlarıyla görüştüklerini ancak Türkiye’de ki basın açıklamalarıyla konuyu geçiştirme geleneğini mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “ Maden ki  IŞİD’de AKP hükümeti tarafından beslendi o vakit   devlet kurumlarını zorlayan bir tavrımız olmalı” diyen Yağlı,  bu kapsamda  hafta sonu  Kadın Meclisi olarak Ankara’da kampanyayı büyütme çağrısıyla  bir genel kurul yapacaklarını aktardı. 15-16 Eylül’de  aralarında CHP İstanbul Milletvekilli Melda Onur ve  gazetecilerin de  yer aldığı 30 kişilik  kadın  heyetiyle  birlikte Güney Kürdistan’a gitmeye hazırladıklarını belirten Yağlı, programı şöyle aktardı: “ 14 Eylül Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde  toplanacağız ve uçakla  Güney Kürdistan’a gideceğiz. Orada Celal Talabani’nin eşi Hiro Talabani ile  görüştükten sonra sırayla   Maxmur kampı, Duhok, Laleş  şehirlerini gezeceğiz ve durumu olay yerinde gözlemleyeceğiz . Öte yandan HDK-HDP Kadın Meclislerinden  11 kadın arkadaşımız   konuya ilişkin Ankara’da yapılacak genel kuruldan sonra 16 Eylül günü  Êzidi kamplarında oluşan  komünlerdeki kadınlarla dayanışmak için Silopi’ye gidecek.”
Ortadoğu’daki kadınların yaşadıkları travmaları atlatmaları ve hayata tekrar tutunmaları  için tüm kadınların birlik olması gerektiğini  bir kez daha tekrarlayan  Yağlı, “ Ortadoğu’daki kadınlarla dayanışmak bizim ortak sorumluluğumuz bu açıdan biz   Kadınlara tarihi bir görev düşüyor” dedi. 

No comments