Breaking News

Türk yargısından skandal: 'YPG terör örgütü'

AMED – Katliamcı DAIŞ çetecileriyle kol kola giren Türkiye'de yargı yeni bir skandala imza attı. İnsanlık dışı vahşet uygulamalarıyla adını duyuran DAIŞ çetelerini besleyen Türk devletinin yargısı, DAIŞ çetelerine karşı insanlık onurunu koruyan YPG ve YPJ'yi "terör örgütü" olarak gördü. Savcılık, savaştan kaçan dört Rojavalı yurttaş hakkında hazırladığı iddianamede YPG ve YPJ'yi "terör örgütü" yaptı, yurttaşlar hakkında ise, "örgüt üyesi" olma iddiasıyla dava açtı.
Rojava'da insanlık dışı katliamlar gerçekleştiren DAIŞ'e Türkiye'nin verdiği desteğin yargı boyutu da ortaya çıktı. DAIŞ çetecilerinin elini kolunu sallayarak geçiş yaptığı sınır hattında çetelere dönük hiçbir işlemi yapılmazken Rojava ve Şengal'de binlerce insanı DAIŞ çetelerinin katliam girişiminden kurtaran YPG-YPJ güçleri Türk yargısı tarafından "terör örgütü" yapıldı.
Geçtiğimiz yıl Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinde gözaltına alınan dört yurttaş, YPG'li oldukları iddiasıyla halen cezaevinde tutulurken, haklarında hazırlanan iddianamede YPG ve YPJ'nin "terör örgütü" olduğu ifade edildi. Söz konusu 4 kişi hakkında ise, "örgüt üyesi" olma iddiasıyla dava açıldı.
6 Ekim 2013 tarihinde polislerce gözaltına alınan Fadile Hamet Hüseyin, Midya Mustafa İsmail, Osman Hannifi Misko ve Halil Mahmud Müslüm adlı Rojava'lı yurttaşlar, "Silahlı terör örgütüne üye olma" iddiasıyla tutuklandı. Ancak Türkiye yasalarında YPG'ye ilişkin herhangi bir kararın bulunmaması, tutuklamanın keyfi olduğunu gözler önüne seriyor.
İddianame hayal ürünü
Dört yurttaşın tutuklanmasının ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin birinci kısmında DAIŞ çetecilerine karşı insanlık değerlerini savunan ve milyonlarca insanı bu saldırılardan koruyan YPG ve YPJ güçleri "terör örgütü" olarak görüldü. PKK'nin tarihine ilişkin bilgilere ve KCK yapılanmasına ilişkin ifadelere yer verildi. Kimi itirafçıların ifadeleriyle yola çıkan savcılık iddianamesinde PKK'nin faaliyetlerini Suriye'de YPG olarak yürüttüğü ifade edildi ve, "Tüm bu hususlar dahilinde YPG ve YPJ adlı yapılanmaların bölücü terör örgütü PKK/KCK ile birbirine fikri ve organik bağlarla örülü bulundukları, aynı yapının ve ideolojinin ürünü durumunda oldukları anlaşılmaktadır" denildi.
Rojava düşmanlığına yargı kılıfı
İddianamenin ikinci kısmında ise, tutuklanan yurttaşlara ilişkin değerlendirmeler yer alıyor. Yurttaşların üst aramasında çıkan Arapça yazılar örgütsel döküman olarak kabul edildi. Yine yurttaşların Rojava'da iken yaptıkları telefon görüşmelerine ait tape kayıtları da iddianameye eklendi. Tape kayıtlarında Rojava'lı yurttaşların çetecilerin saldırılarından korunmak amacıyla hendek kazması da örgütsel iletişim olarak değerlendirildi. Yurttaşların Ceylanpınar'da yapacakları alışveriş sırasında alacakları kimi eşyalara ilişkin yaptıkları telefon görüşmelerindeki eşyalar ise "kırsala yeni eleman kazandırma" olarak değerlendirildi.
Müzik de "delil" oldu!
Tape kayıtlarının yanı sıra yurttaşların üst aramasında çıkan flash bellekte yer alan resim ve müzikler de iddianameye delil olarak eklendi. Yurttaşlara ilişkin tespit ve beyanların bulunduğu kısımdaki her YPG ifadesinin arkasına savcılıkça "terör örgütü" ifadesinin eklenmesi dikkat çekiyor. Yurttaşların iletişim bilgilerine ilişkin tutulan tape kayıtlarını ve kimi ifadeleri değerlendiren savcılık, Fadile Hamet Hüseyin, Midya Mustafa İsmail, Osman Hanifi Misko ve Halil Mahmud Müslüm, "YPG/YPJ terör örgütü" içerisinde faaliyet yürüttüğü tespitine vardı.
Duruşma Ekim'de
Dört Rojavalı yurttaşın YPG ve YPJ'ye ilişkin Türkiye nezdinde "terör örgütü" olduğuna dair herhangi bir karar olmamasına rağmen "örgüt üyesi" oldukları iddiasıyla açılan dava kapsamında yargılamaları devam ediyor. Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan yurttaşların dosyası özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının ardından Urfa'ya gönderildi. Savcılığın YPG ve YPJ'yi "terör örgütü" olarak ilan ettiği davanın duruşması ise Ekim ayı içerisinde Urfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
'Tutuklamalar korsanvaridir'
Yurttaşların avukatı Faruk YAYGIN, şüphe üzerine gözaltına alınarak tutuklanan yurttaşların PYD ile ilişkilendirilmek istendiğini ifade ederek, yurttaşların örgüt üyesi olduklarına dair hiçbir delilin bulunmadığını ve PYD üyesi olarak kabul edilseler dahi PYD'nin Türkiye'ye karşı hiçbir faaliyeti olmadığından dolayı bu tutuklamaların korsanvari olduğuna dikkat çekti.
HAYRİ DEMİR
Kaynak: Dicle Haber Ajansı (DİHA)

No comments