Girê Spî’de bir insanlık trajedisi
GIRÊ SPÎ – Henüz 13 yaşında olan Acil Elî Ebdullah, elinde sigara paketi olduğu için takip edildi. Evine çatıdan girildi. Boynuna kılıç dayandı, ölümle tehdit edildi. 25 gün gözlatında özel savaş uygulamalarına maruz kaldı. Kent meydanında feci dayak yedi. Br süre sonra boynuna kılıç dayayan celladının kesilmiş kafasını aynı meydanda gördü.
“Çocuk oluşum beni DAIŞ çetelerinin zindanından, işkencesinden, tacizinden kurtarmaya yetmedi” Acil Elî Ebdullah adlı Girê Spî’li çocuk, hikayesini ANHA’ya anlattı.
Acil ‘in hikayesi, elindeki bir paket sigarayı çetelerin görmesi ile başlıyor.
Çeteler şehrin sokaklarında onun peşine düşmüş, fakat Acil çetelerden saklanıp birkaç saat sonra sokaklardan evine dönmüş.
Acil evine dönmeden çeteler Acil’in evini tanımış ve evin damından içeri girmişler. Acilin annesi olayı şöyle anlattı: “biz evdeydik, Acil eve dönmeden önce; çeteler evin damından içeri girmişlerdi ve komşuları korkutmuşlardı. Sonra evi arayıp taradılar, herşeyi birbirne kattılar. Tabi biz ne aradıklarını bilmiyorduk. Sonra telsizden birileriyle konuşan çete bana, ‘eğer bir şey yaparsan senin başını keseceğiz” dedi. Bu arada Acil eve döndü. Hemen onu tutup dövdüler, sonra götürdüler. Gözlerimin önünde kılıcı boynuna dayadılar. Bizi kafamızı kesmekle tehdit ettiler. Biz de korkumuzdan bir şey yapamadık. Gözlerini ve ellerini bağladıktan sonra bir otomobile sokup götürdüler.”
Acil kendisini götürenlerin yarım saat sonra otomobilden indirip kirli bir odaya götürdüklerini belirtti ve şöyle devam etti: “Bu kirli odada işkenceye ve barbarlıklarına maruz kaldım. Beni neden dövdüklerini bilmiyordum. Tokat ve sopaların nereden geldiğini artık bilmiyordum. ‘Sigara haramdır, Allah sigara içenleri sevmiyor’ dediklerinde beni yakalamalarının nedeninin sigara olduğunu anladım.”
Bu durumdan çok korktuğunu ve ne yapacağını bilmediğini söyleyen Acil’in annesi “vurmak ve cezaevine atmak çeteler için en kolay cezadır. Bazen çetelerin çocuk kaçırdığını, tecavüz ettiklerini ve öldürdüklerini duyuyorduk. Bu da korkumu büyütüyordu” dedi.
Acil 25 gün çetelerin zindanlarında kaldı. Bu süre zarfında psikolojik savaşa maruz kaldı.
Acil, yaşadığı dehşet anlarını şu sözlerle dile getirdi:
“Çeteler bana hergün ‘seni şehrin meydanında keseceğiz’ diyorlardı. Daha sonra öğrendim ki beni tuttukları yer Hisbê merkeziymiş (Çetelerin asayişi). Bir süre sonra gözlerim ellerim bağlı olmadan bana dediler ki ‘seni evine göndereceğiz’. Ben de inandım ve çok mutlu oldum. Otomobil şehir merkezine ulaşınca meydanda yüzlerce vatandaşın toplanmış olduğunu gördüm. Yine gözlerimi bağladılar ve beni otomobilden indirdiler. Çok korktum ve kendi kendime dedim bu sefer beni kesecekler!”
Halkın meydanda toplanmasıyla iyice korkan Acil, “çeteler beni meydanın ortasında indirdi. Sonra gözlerimi açtılar. Kafamı kaldırıp etrafa baktım. Keşke gözlerimi açmasaydım, babam tam önümde duruyordu ve gözyaşları içindeydi. O kadar korkmuştum ki ağzımdan tek kelime dahi çıkmıyordu. Kendi kendime dedim, ‘şimdi herkesin içinde başımı kesecekler’. Sonra bir çetenin elinde Kuran-ı Kerim gördüm. Diğer elinde ise bir hortum vardı. O çeteye Ebû El-Qeleq diyorlardı, bana yaklaştı; Kuran –ı Kerim’i koltuğunun altına aldı ve ve hortumla bana vurmaya başladı. 20 vuruştan sonra koltuğunun altındaki Kuran yere düştü. Kuran yere düşerken çeteler Ebû El-Qeleq’ın yerine başkasını görevlendirdi. Dayağa başka birisi devam etti. Dayaktan dolayı kendimden geçmişim, 2 gün sonra gözlerimi açtığımda kendimi evinizde gördüm” dedi.
İyileşip kendine geldikten sonra Acil, babasıyla pazara çıkmış. Şehir meydanından geçerken onu döven celladın başının kesilerek meydanda asıldığını görmüş. O an sormuş kendine: “Nasıl hem sigara haramdır diyorlar, hem de insanların kafasını kesebiliyorlar?”
(ab/aç)
ANHA

No comments