KCK: `Êzîdî halkımız Rojava’yı Terk Etmemeli`
HABER MERKEZİ – DAIŞ çetelerinin 2 ağustosta Şengal'e yönelik saldırıları ardından yüzbinlerce Êzîdî, Rojava üzerinden güney ve kuzey Kürdistan'a geçti. Halen 13 binin üzerinde Êzidî göçmen Rojava'nın Dêrik kentindeki Newroz Kampı'nda yaşam mücadelesi veriyor.
Êzidî halkının topraklarından koparılmasının bir "politika" olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok, Êzîdî halkınınbin yıllardır birçok fermana, birçok katliama karşı inancıyla kültürüyle kimliğiyle direnmesini ve yaşamasını bildiğine dikkat çekerek, "Şengal’den Rojava’ya Newroz kampında göç eden binlerce insan var. Êzîdî halkımız Rojava’yı terk etmemelidir. Rojava'dan Başur’a (Güney Kürdistan), Bakur’a (Kuzey Kürdistan) oradan da Avrupa’ya göç etmemelidir,"dedi.
Kendi topraklarını bırakıp başka yerlere göç etmenin sonuçta sömürgecilerin çıkarlarına hizmet eden politikalar olduğunu kaydeden Sabri Ok, şöyle konuştu: "Şengal’den Rojava’ya Newroz kampında göç eden binlerce insan var. Bana göre Êzîdî halkımız Rojava’yı terk etmemelidir. Rojava'dan Başur’a (Güney Kürdistan), Bakur’a (Kuzey Kürdistan) oradan da Avrupa’ya göç etmemelidir. Kendi topraklarını bırakıp başka yerlere göç etmek sonuçta sömürgecilerin çıkarlarına hizmet eden politikalardır."
"Êzîdî halkı bin yıllardır birçok fermana, birçok katliama karşı inancıyla kültürüyle kimliğiyle direnmesini ve yaşamasını bildi. Şimdi her zamankinden daha çok direnecek ve yaşamını sürdürebilecek imkanlara sahiptir. Bunun için kendi yerinde, kendi toprağında direnmesi gerekiyor. Güvenlik nedeniyle halkımız Rojava’ya taşındı. Gerekliydi, zorunluydu ama oradan da başka yerlere sürekli göç halinde olmak kendi ülkesini resmen boşaltmaktır. Yani bu objektif olarak egemenlerin sömürgecilerin yapmadığını yapmaktır. Ülkeyi boşaltmak buna hizmet eder ve burada “bu devlet bize yardım etmedi, şu devlet bize destek sunmadı. Biçareyiz bir şey yapamayız" demek de büyük bir yanılgıdır. Kendi potansiyelinin kendi cevherinin bilincinde olmamaktır."
"Rojava halkı Êzîdî halkımızı barındırabilir, buna imkanları da vardır. Diğer parçalardaki halkımız örgütlü bir şekilde imkan sunarak çok rahatlıkla barındırabilir. Bunun imkanları vardır. Bu farkı görmeden kendi topraklarını, ülkesini terk etmek, sürgüne gitmek çok acı vericidir."
'PKK'yi "terör listesi"nde tutmak ahlaki ve vicdani değil'
Öte yandan PKK gerillalarının DAIŞ vahşetine karşı Şengal ve Maxmur başta olmak üzere Güney Kürdistan'ı savunması,tüm dünyanın dikkatlerini bir kez daha Kürt Özgürlük Hareketi’ne çevirdi. Şengal’de daha büyük katliamların önüne geçen yapılan savunma ardından şimdi dünya basınında PKK’nin ‘terör listesi’nden çıkarılması tartışmaları yürütülüyor.
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, bu tartışmaları olumlu gördüklerini belirterek, “DAIŞ saldırılarına karşı tüm halkların, inançların özgür yaşamasının mücadelesini veriyoruz. Böyle bir hareket nasıl terör diye tanımlanabilir. PKK’nin halen terör listesinde tutulması kabul görülecek bir şey değildir. Ne ahlaki, ne vicdani, ne de hukukidir” dedi.
Şengal’deki direnişi, “YPG ve HPG güçleri en klasik silahlarla, kıleş (kaleşnikov), bilemedin bir kaç doçka (uçaksavar) ile çatışarak alana yetişti. DAIŞ’e karşı hiçbir gücün başaramadığını başardı” sözleriyle özetleyen Ok, uluslararası güçlerin politikalarını da eleştirdi.
Ok, “Uluslararası güçlerin Şengal politikası boşaltılmasına hizmet eden bir politikaydı. Eğer isteselerdi, öncesinde bunun önünü alabilirlerdi. Uluslararası güçlerin eğer Şengal’e katkısı, yardımı olsaydı, belki bu kadar insan neçar ve perişan ülkesini, topraklarını ve yerini terk etmeyecekti. Ama görülüyor ki, bu da bir politikadır” dedi.
Sabri Ok, Şengal’den göç eden Êzîdîlerin Rojava’yı terk etmemesi çağrısında da bulundu. Ayrıca Kuzey’e göç edenlerle ilgili “Türk devletinden bekleme” yaklaşımını da eleştirdi.

No comments