Sipan Hemo: Dünya DAIŞ'ın Farkına Yeni Vardı!
HALEP - YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, DAIŞ’ın güney Kürdistan’a yönelik saldırıları ile Şengal’de gerçekleştirdiği katliam ve son olarak James Foley adlı gazetecinin kafasını keserek vahşi bir şekilde katletmesine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Gazeteci arkadaşımız Seyit EVRAN'ın sorularını yanıtlayan YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, Rojava ve Suriye genelinde iki yıldan fazladır bu vahşi grubun katliamlarına karşı amansız bir mücadele yürütürken dünyanın bunu görmemesini eleştirdi. Hemo, uluslararası güçlerin kullanmak istedikleri bu silahın kendilerine döndüğünü görünce tehlikenin büyüklüğünü görmeye başladığını söyledi. İki yıldan bu yana bu yapının tüm insanlık için büyük bir tehlike olduğunu dile getirdiklerine dikkat çeken Hemo, ancak buna rağmen hala geç olmadığını, bu çete yapısının bölgeden sökülüp atılması için gereken her şeye hazır olduklarını söyledi.
'DAIŞ dünyanın başına büyük bir bela'
Hemo, yaptığı değerlendirmelerde Rojava’da iki yıldan beridir YPG olarak DAIŞ’e karşı amansız bir mücadele yürüterek Kürtleri ve Rojava halklarını, dünyanın başına bela edilen bu gruba karşı korumayı başardıklarını söyledi. Defalarca bu örgütün dünyanın başına bela olacağı yönünde açıklamalarda bulunduklarına dikkat çeken Hemo, şöyle konuştu: “Biz YPG olarak iki yıla yakındır Cephet El-Nusra ve daha sonra DAIŞ’e karşı amansız bir savaş veriyoruz. Bu grupların vahşi saldırılarına karşı koruduk. Büyük bedeller ödeyerek bunu başarabildik. Biz bu savaşı iki yıldır tüm dünyanın gözü önünde yürütüyoruz. Dünya ise buna karşı sessiz ve seyirci kalmayı tercih etti. Hatta kimi güçler bu vahşi grubun arkasında durarak, DAIŞ'ın kanlı elleriyle insanlığın yok edilmesi pahasına kendi kirli emellerini gerçekleştirmeye çalışmıştır.”
'Musul’un işgali insanlık için tehlikenin büyüklüğünü gösterdi ama…'
Perde arkasındaki onlarca oyunla Musul’un bu vahşi grubun eline verilmesiyle DAIŞ’ın kontrolden çıktığını, bunun da insanlığa karşı büyük bir tehlike anlamına geldiğini açıkladıklarını belirten Hemo, devamla şunları söyledi: “Musul işgalinden sonra insanlık için tehlikenin büyüdüğünü, bu tehlikenin sadece bölge için değil, bütün güçler ile insanlık için olduğunu söyledik. Ama ne yazık ki yine sağır sultanlar misali tutum takınıldı. Nitekim söylediğimiz gibi de oldu. Çünkü bu barbar ve vahşi örgüt, Musul’u aldıktan sonra önce Telafer’de Türkmen halkını, sonra Şengal’de Êzidileri hedef aldı. Ardından Kürt halkının tamamını hedef alarak saldırılarını Hewlêr ve Duhok’a kadar geliştirdi.”
'Dünya güçleri yeni uyandı sanki'
Telafer ve Şengal’deki saldırı ve katliamlarla birlikte dünya kamuoyunun yeni yeni tehlikenin farkına varmaya başladığını söyleyen Hemo, şöyle konuştu: “Bu saldırılarla birlikte bu vahşi ve barbar örgütü 'terör örgütü' saymayan ülkeler bile ne kadar vahşi ve barbar bir yapı olduğunu kabul etmek zorunda kaldılar. Çünkü ucu onlara da dokunmaya başladı. Çünkü Êzidi halkına yönelik gerçekleştirdiği katliam, son yılların en büyük trajedisini beraberinde getirdi. Ve bunu dünyanın gözü önünde gerçekleştirdi.
Şengal’in hedef seçilmesi ve Êzidi halkına yönelik gerçekleştirilen katliamın arkasında birçok kirli hesap vardı. Ama bu vahşi grubun barbarlığı onu da hesapları olanlarında gerçekliğini açığa çıkardı.”
'Gereği Yapılsaydı Bu Katliamlar Olmazdı'
Hemo Telafer ve Şengal’da yaşayan halkların korunmasına ilişkin daha önce defalarca açıklamalarda bulunarak öneriler sunduklarını söyledi. Hatta Şengal saldırıları başlamadan önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla Şengal'deki halkın tehlikede olduğuna, bu nedenle buraların savunulması için Kürt güçlerinin ortak bir güç oluşturmaları gerektiğine dikkat çektiğini de hatırlatan Hemo, “bunun üzerine biz YPG olarak bazı girişimlerde bulunduk. Ancak Güney Kürdistan’daki bazı kesimler bu girişimlerimizi engelledi. DAIŞ tarafından saldırılar başlayana kadar da bu engellemeler devam etti. Saldırılar başlayınca YPG olarak artık her türlü engellemelere rağmen elimizden geleni yapmaya ve Şengal'e acilen güç göndermeye başladık. Ama DAIŞ Şengal'e girmişti ve katliam başlamıştı. Ama oraya çatışarak ulaşan YPG güçlerimiz, daha büyük katliamların önünü aldı. YPG büyük bedeller ödeyerek bir güvenlik koridoru açtı ve o koridordan yüz binden fazla insanı Rojava'ya geçirerek büyük bir katliamdan kurtardı. Güçlerimiz şimdi Şengal kırsalında halkımızı ve kutsal mekanlarını korumak için aktif direnişini sürdürmektedir.”
Rojava’da da kesintisiz direniş
Hemo yaptığı değerlendirmelerde Şengal ve Güney Kürdistan’da DAIŞ’e karşı savaşımları sürerken Rojava’nın çeşitli yerlerinde de çete grubunun bazı saldırılarda bulunduğunu, buna karşı da kesintisiz bir direniş içinde olduklarını söyledi.
Kobani, Hesekê, Serêkaniyê’de de DAIŞ’ın geliştirdiği saldırılara karşı amansız bir savaşım verildiğini kaydeden Hemo, şunları belirtti: “Güçlerimizin direnişi ve bu terör örgütüne karşı savaşımı aralıksız bir şekilde devam etmektedir. Bu vahşi gurubun gizli hiç bir şeyi kalmamıştır. Maskesi düşmüştür. Saldırılarıyla hiçbir kural ve ideolojiye sahip olmadığını da bizzat kendisi dünyaya göstermiştir. Yine vahşi saldırılarıyla, yeryüzünde insanlık adına ne varsa yok ederek insanlığı bir karanlığa sürüklemeye çalıştığı artık net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Hristiyan, Êzidi, Müslüman, Alevi, Şii inanca mensup halklara yönelik saldırılarıyla da DAIŞ çetelerinin nasıl bir inanca sahip olduğu, özünde hiçbir inanca saygısı olmadığı da ortaya çıkmıştır.
Gazetecilere yönelmekle vahşi yüzünü bir kez daha gösterdi
Açıklamalarında, önceki gün ABD’li gazeteci James Wright Foley'in DAIŞ tarafından vahşi bir şekilde katledilmesine de değinen YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, DAIŞ’in gazetecilere yönelerek kirli yüzünü bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Hemo, “DAIŞ’ın vahşi yöntemlerle ABD’li gazeteci James Foley'i katletmesini YPG olarak lanetliyoruz. Başta basın dünyası olmak üzere ABD halkına başsağlığı diliyoruz. Olaydan sonra açıklamalarda bulunan ABD başkanı B. Obama'nın, bölge halkının birleşerek bu barbarlığa son vermesi yönünde açıklamaları oldu. Biz YPG olarak bu vahşi ve barbar örgüte karşı var gücümüzle savaştık ve savaşmaya devam ediyoruz. Bizim için bu yeni bir durum değil. İki yıldan beridir bu örgüte karşı en büyük savaşı veriyoruz. Biz daha önce halkların bu örgüte karşı birleşip ortak mücadele etmesi gerektiğini belirtmiştik. Tam da bu noktada insanın aklına "acaba Obama bu örgütün kirli ve vahşi yüzünü yeni mi fark etti?" gibi bir soru geliyor. Ancak yine de geç kalınmış değil. Yapılan bu çağrıya katıldığımızı belirterek bu grubun saldırganlığının bu derece büyütülmesinde ABD’nin sorumluluğu olduğunun da bilinmesini istiyoruz.”
Açıklamalarında dünya kamuoyuna seslenen Hemo, iki yıldır hiç kimseden destek almadan bu çete ve vahşi gruba karşı savaşarak direndiklerinin bilinmesini istedi. Sadece kahraman Kürt halkı ve Rojava halklarından destek alarak bu vahşi gruba karşı direndiklerini belirten Hemo, mazlum halkların haklarını savunarak birlikte özgürlüğe adım atmak isteyenlerle mücadelelerini ortaklaştırarak özgürlüğe yürüyeceklerini söyledi.
Seyit EVRAN
No comments