Breaking News

YPG'den Flaş Açıklama: Nankörce Provokasyonla karşılaştık

MUTLU ÇİVİROĞLU'nun özel ropörtajı

Sayın Can, Şengal’deki durum ne? Orada kalan Ezidiler ne durumda?

Şengal’de son durum bildiğiniz gibi ve zaten Rabia bölgesinde çatışmalar devam ediyor. Şu ana kadar IŞİD’in Rabia’yı ele geçirmesine fırsat vermedik. Şengal’deki, Rabia’daki ve Sinûn’daki savaşımızın esas amacı Şengal bölgesinde mahsur kalmış halkımızı korumak ve kurtarmak elbette ki.
Rabia ve Sinûn’da büyük bir mücadele veriyoruz, bu iki yer çok önemli iki merkez. Özellikle de Rabia stratejik merkez, çünkü Rabia’nın kapıları Şengal ile Rojava arasına açılıyor, yine aynı şekilde buradan Kürdistan’ın güneyine de ulaşılabiliyor. IŞİD Şengal kuşatmasını tamamlamak için Rabia’yı ele geçirmeye çalışıyor. Bununla da Şengal’i dış dünyadan ve Kürdistan’dan tamamen koparmak istiyorlar. Çok büyük çatışmalar yaşandı ve birçok IŞİD üyesi öldürüldü. Bazı arkadaşlarımız da şehit saflarına katıldılar. Yine Sinûn bölgesinde şiddetli çatışmalar var. Rabia ve Sinûn mıntıkaları neden bu kadar önemli diye soracak olursanız, çünkü YPG’nin oluşturduğu güvenlik koridoru, burada, Şengal ve Rojava arasında. Bunun için IŞİD bütün gücüyle burayı saldırıp bu bölgeyi kontrolü altına almak istiyor. Bu ayın başından beri başlattığımız ve hala sürdürdüğümüz savaş ile bu bölgeyi elimizde tutmak istiyouz.
Şengal bölgesine değinecek olursak, Hêzên Hevbeş yên Kurdistanî (HHK) yani Birleşik Kürt Güçleri komutanlığı olarak bir açıklama yapmıştık. Bunun altını çizmek istiyorum, Şengal Dağı tamamı ile Birleşik Kürt Güçleri’nin eline geçti.
'ŞENGAL DAĞI'NDA ŞİMDİLİK TEHLİKEDE OLAN SİVİL BİR KÜRT YOK'
Bahsettiğiniz bu Birleşik Kürt Güçleri’nde kimler var, hangi güçleri kast ediyorsunuz?
YPG, HPG, Yekineyên Berxwedana Şengalê (Şengal Direniş Birlikleri) ve kısmen de peşmerge kardeşlerimiz. Bu güçler Şengal bölgesinde koordine bir şekilde beraber savaşıyorlar ve Şengal bölgesini tamamen kontrolleri altına aldılar. Kaçan, gizlenen bütün Ezidilerin hepsine ulaşıldı. Bunlardan kimileri Rojava’ya geçtiler. YPG, Hêzên Hevbeş yên Kurdistanê ve Cezire Kantonu Hükümeti’nin yardımı ile 220 bin’den fazla Şengal mıntıkası Ezidileri Rojava’ya geçirildi, buradan Güney Kürdistan’a geçenler de oldu. Bazıları da bunlardan Newroz Kampı’na, Dêrik, Amude, Tirbêsipî köylerine yerleştirildi. Yani Şengal Dağı’nda tehlikede olan sivil bir Kürt şimdilik yok.
'IRAK ORDUSUNDAN IŞİD'E KATILIMLAR VAR'
YPG olarak IŞİD’in bu kadar etkili olmasını neye bağlıyorsunuz? Uzmanlar IŞİD üyelerinin o kadar da fazla olmadığını söylüyorlar, böyle bir örgüt nasıl oluyor da böyle birçok saldırı gerçekleştirebiliyor?
Şöyle diyelim, bazı Irak askerleri, özellikle de Sünni olanların hepsi IŞİD’e çalışıyorlar. Bu iyi bilinsin istiyoruz. Bugün Şengal’e saldıranlar sadece IŞİD değil, Şengal yakınlarındaki köylerde kalan birçok Arap. Daha önceleri “Biz Kürtlerin dostuyuz” diyen birçok Arap bugün Şengal’e saldırıyorlar. Bu bölgede Kürtlerin komşusu, kirvesi olan bu Arapların çoğu IŞİD’e katılıyor. Yani bugün Arap şovenistliği yapanlar,  Musul ve Tikrit bölgelerinde Kürtlere saldırıyorlar ve bu insanların sayıları gittikçe artıyor. Özellikle de Irak Ordusu’ndan katılanlar, IŞİD’e büyük bir silah yardımı sağlamış oluyorlar ve IŞİD de doğal olarak güçleniyor. Ayrıca, IŞİD ganimeti helal saydığı için, IŞİD’e katılanların çoğu sözde kâfir mallarına saldırıp, halkımızın malına mülküne sahip olmak için onlarla birlikte hareket ediyorlar.
Sizin de bildiğiniz gibi Amerika’nın açıklamaları bir kurtarma operasyonuna gerek kalmadığı yönündeydi. Sizin kaynaklarınıza göre dağlarda kaç kişi kalmış ve durumları ne?
Dağlarda kalan Kürtler, Şengal’i terk etmeme kararını alan Kürtler. Bazı köylere IŞİD girmedi, Çelmeran gibi bazı köyleri de bir günde kurtardık. Ezidilerin kutsal yeri Mezara Şerfeddin gibi yerler de bizim kontrolümüzde. Burası da IŞİD’in esas hedeflerinden biri fakat şimdiye kadar yaklaşmalarına izin vermedik. Bu köyler ve güvenlik koridorunda kalan Kürtler yerlerini terk etmemişler. Bunun için de net bir sayı söylemek mümkün değil fakat büyük bir kitlenin kaldığı söylenebilir.
'SAVAŞIN ORTASINDA KALAN KÜRTLER VAR ONLAR İÇİN OPERASYON LAZIM'
Amerikan Hükümeti’nin açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir de şunu sormak istiyorum şimdiye kadar sizin güçleriniz ve Amerikan güçleri arasında bir anlaşma yapılmış mı, bir yardımlaşma söz konusu mu?
Pentagon’un dile getirdiği şeyi biz ayın 12’sinde ‘’Şengal dağlarında kalan Kürtler için bir tehlike söz konusu değil’’ şeklinde dile getirmiştik. Şunu da belirtmek istiyorum, elimize ulaşan bilgilere göre Şengal’in güneyine düşen, savaşın ortasında kalan bazı köyler var. IŞİD’in eline esir düşen, rehine olarak tutulan bazı insanlarımız da var. Yani bir operasyon gerekiyorsa eğer bu Kürtler için bir operasyon lazım.
Qoço köyünün kuşatıldığı ve buradaki insanların Müslüman olmaya zorlandığı yönünde haberler var, bunlar doğru mu?
Evet, bu tür köyler var, Şengal’in güneyine düşen köyler bunlar. Buralarda bu tür tehlikeler devam ediyor. Şengal Dağı’na ulaşan Kürtlerin durumu iyi, onlar bizim kontrolümüzdeler. Onlar için IŞİD tehlikesi yok, fakat su, ilaç, yemek temel insani malzemelere ihtiyaçları var. Zaten gitmek isteyenleri Hêzên Hevbeş yên Kurdistanê ve Cezire Kantonu Hükümeti’nin işbirliğiyle Rojava’ye geçiriyoruz ve isteyen oradaki köylerde, kamplarda kalıyor, isteyen de Güney Kürdistan’a geçiyor. Bunun için de bütün uluslararası yardım kuruluşlarından yardım talep etmiştik. Yine aynı şekilde Irak Hükümeti’nden ve Kürdistan Hükümeti’nden de yardım talebinde bulunduk. Doktor grupları gönderilsin, yaralıların tedavi edilmesi lazım, yine tekrar ediyorum temel insani ihtiyaçlar.
'HEM İNGİLTERE HEM AMERİKA İLE İYİ İLİŞKİLERİMİZ VAR'
Amerika ile olan ilişkilerinizi sormak istiyorum. Basına düşen bazı haberlere göre Amerika’nın yapmak istediğine YPG engel olmuş ve peşmerge, YPG ve Amerika arasında bir anlaşmazlık çıkmış, durum net olarak ne?
Hayır tamamıyla yalan, propaganda amaçlı uydurulmuş bir şey. Hiçbir şekilde gerçeklik payı yok. Hem İngiltere ile hem de Amerika ile iyi ilişkilerimiz var. Hatta bizim yardımlarımız ve koordine etmemizle helikopterlerle bölgeye bir sürü yardım yapıldı. İlişkiler içinde olduğumuz kişilerin ismini vermeye gerek yok. Aramızda bir problem çıktığına dair çıkan haberler asılsızdır.
3 Agustos’ta saat 4'te Rabia’dan çekilip Tilkoçer’e geçen peşmergeler bizim yardımlarımızla, aldığımız güvenlik önlemleriyle Sihêla mıntıkasına geçtiler. Sinûn’dan ve Şengal’den çekilen 600 araçlık peşmerge gücü de yine bizim kontrolümüzde, bizim yardımımızla Remêlan bölgesine geçirildiler. Oradan da Velid mıntıkasına geçirdik onları ve oradan da Güney Kürdistan’a geçtiler. Yine ayın 7’sinde KDP peşmergeleri Rojava’ya geçtiler ve bizim koordine etmemizle bir gün Rojava’da kaldılar ve HPG güçleri ile Şengal’e ulaştılar ve bizimle birlikte savaşıyorlar. Bu iyi bilinsin istiyoruz.
Ayın 13’ünde ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), bazı Amerikan askerleri ve peşmergeler ile birlikte helikopterlerle Şengal’e geldiler. Onlar için güvenlik önlemleri aldık ve onları karşıladık. Konuştuk, fikir alışverişinde bulunduk. Yani Pentagon’un aldığı karar buraya gelen ekibin kendi gözleriyle insanların güvenliğinin sağlandığını görmeleri ile oldu. Çünkü bütün dağ bölgesi bizim elimizde. Dediğim gibi görüşmelerimiz çok iyi geçti ve Amerikan güçleri de insanlarla yaptıkları görüşmelerden sonra yardım yapacaklarına dair söz verdiler.
'NANKÖRCE BİR PROVOKASYONLA KARŞI KARŞIYA KALDIK'
Fakat şuna değinmek istiyorum, burada yakınlarını kaybeden Ezidiler, peşmerge’yi suçlayıp onlardan yakınıyorlar, tepkilerini dile getiriyorlar. Peşmergelere saldırdılar bir süre sonra, YPG ve HPG’li arkadaşlarımızı olaya müdahale edip büyümesini engellediler. Bir problemse varsa o da budur, başka bir şey yok. Bize teşekkür edilmesi gerekiyordu, çünkü bölgeden çekilen peşmergeleri koruyup Zaxo’ya bağlı Sihêla’ya ulaştırdık. Teşekkür yerine bu tür nankörce bir provokasyon ile karşı karşıya kaldık. Bizim Amerika’nın saldırılarını engellediğimizi söylüyorlar fakat tam aksine biz bölgede daha kapsamlı, daha iyi bir saldırının gerçekleştirilmesini istedik. Biz onları daha iyi saldırmaya davet ederken onları, onların saldırılarını nasıl durdurabiliriz? Biz bütün dünyayı, bütün Kürtleri yardıma çağırırken nasıl böyle bir şey yapabiliriz?
1 Ağustos’ta YPG güçleri Güney Kürdistan’a geçtiler, 10 arkadaşımız şehit oldu, bir sürü yaralı arkadaşımız var, bir sürü çabamız ve emeğimiz var fakat bir takım yerlere bağlı bazı medya grupları aleyhimizde haber yapıyorlar. Hep aynı şeyi tekrar edip duruyorlar, fakat ortada hiçbir problem yok.
'BU BİZİM MİLLİ VAZİFEMİZ'
Uluslarası basın son birkaç gündür size geniş yer ayırıyor, sizi öven haberler yapıyor. Başta CNN olmak üzere, Reuters, New York Times vb. Dünya basını orada önemli bir rol oynadığınızı biliyor. CNN de Perşembe günü Derik’teki Newroz Kampı’ndan canlı yayın yapıyordu.
Kürt halkı bilsin ki bu bir minnet meselesi değil, bu bizim milli vazifemiz. Fakat 13 gündür savaşmamıza rağmen, bazı yayın organlarının Şengal’de olmadığımızı, hiçbir YPG’linin savaşmadığını yazması bizi rahatsız ediyor. Çelişiyorlar kendileriyle, madem YPG orada yok, nasıl oluyor da Amerika gibi büyük bir gücün hava saldırısına engel çıkarıyor? Bizim gökyüzünde kontrol noktalarımız yok ki Amerikan güçlerini durduralım bir de böyle bir şey yok. Bu bir provokasyon tabi ki. Kürtlerin birbiriyle birlikte hareket etmesini istemeyen bazı kesimler var, birçok kişi bundan rahatsız. Güney halkının sevgisinin kazanan YPG’yi anlamsızca karalamaya çalışıyorlar. Bu tür şeyler, birlikteliğimize, kardeşliğimize engel olduğu gibi IŞİD’e karşı yürüttüğümüz savaşa da bir şey katmıyorlar.
Kürterin önünde IŞİD gibi büyük bir tehlike varken, neden sözünü ettiğiniz kesimler sizden bu kadar rahatsız oluyorlar? Neden böyle bir ‘provakasyona’ ihtiyaç duyuyorlar, sebebi ne olabilir?
Afrin’den Xaneqîn’e kadar IŞİD’e karşı 2000 kilometrelik bir cephe oluşturmuşuz. Dünyada teröre karşı böyle oluşturulmuş başka bir cephe örneği yok. Bugün Kürtler dünyada terör estirmek isteyen bir gruba karşı büyük bir mücadele veriyorlar. YPG, HPG, YBŞ, peşmerge kardeşlerimiz olsun, hepimizi beraber tarihi bir mücadele veriyoruz burada. Birlikteliğimiz sayesinde IŞİD Rabia ve Mahmur’da bozguna uğratıldı, birlikteliğimiz sayesinde IŞİD Şengal’de bütün hedeflerine ulaşamadı. Medya kuruluşları, bazı kimseler bu onurlu mücadelemizi küçük parti propagandalarına kurban etmesinler. YPG ve HPG olarak buradan çekilirsek IŞİD’in nereden nereye çıkacağını çok iyi biliyoruz, bunu herkes iyi bilsin. Kürtlerin birlikteliğinden rahatsız olanların oyunları bunlar, kim olursa olsun fark etmez.
'KİMSEYE IRKINI, RENGİNİ SORMADIK'
Türkmen mültecilerin durumu hakkında neler diyeceksiniz?
Kaçıp Şengal’e ulaşan Türkmen kardeşlerimiz de Ezidi kardeşlerimizle birlikte Rojava’ya geçtiler. Zaten biz hiç ayrım gözetmedik. Kimseyi durdurup ırkını rengini sormadık. Saldırıyı uğrayan herkese kapımızı açtık.
'ŞENGAL HER ŞEKİLDE KÜRTLERİN YERİ OLARAK KALACAK'
Peki, Şengal şehrinin durumu ne olacak?
Güçlerimizi yayacağız, Şengal etrafındaki, dağlar mıntıkasındaki bütün köyleri alacağız ve aşağıya yöneleceğiz. Bir sözcü olarak herkese sesleniyoruz buradan, hangi taraftan olursa olsun biz dünyanın her tarafından yardım istiyoruz. Basın olarak, silah olarak, her türlü yardımı istiyoruz ki en kısa zamanda Şengal’i tamamen kurtaralım ve burada yaşayan insanlarımız buraya geri dönsün. Biz Şengal’i boşaltmak istemiyoruz, biz Şengal’i Kürdistaniliğinden uzaklaştırmak istemiyoruz, Şengal her şekilde Kürtlerin yeri olarak kalacak.
Kaçan bir sürü Ezidi artık dönmeye korktuklarını belirtiyorlar?
Zaten güvenliği tam olarak sağladığımızda dönerler. Başta dağ köyleri, sonra kuzeydeki köyler, yani Rojava’ya yakın olan köyler ve diğer köylerde kalanlar da dönerler. Neden dönmesinler ki? Ezidilerin binlerce yıllık kadim yeri bu topraklar, terk edip dönmemek çok yanlış olur.
Son olarak, zor durumdaki Ezidi halkı için ne tür bir çağrınız olacak.
Kürt halkı ve dünya kamuoyu yaşanan bu vahşete sessiz kalmamalı. Bugün bu teröristlerin hedefinde sadece Kürtler ve Kürdistan yok. Hristiyanlara, Ezidilere, Türkmenlere, Şabaklara herkese saldırıyorlar. Daha önceki saldırılarda, yani üç yıl içerisinde yaşanan şeylere dünya kamuoyu sessiz kalmış olabilir ama artık bu sessizliği bozmalılar. Özellikle de Kürtler burada yaşananları her tarafa duyurmalılar.
Bazıları daha önce IŞİD’in saldırılarının hedefinde sadece YPG ve Rojava’nın olduğunu ve bu saldırıların kendilerinin ilgilendirmediğini söylüyorlardı. Ama görüldü ki IŞİD tüm Kürtler için ve hatta tim insanlık için büyük bir tehlike. Bugün bir parti ve bölge değil, bütün Kürdistan, bütün Kürtler hedef. Silah taşıyabilen Kürt gençleri, Rojava olsun, Güney olsun fark etmez Kürdistan’a destek için gelmeliler. Bazı Kürt partileri binlerce silahlı gücümüz var diyorlardı. Hani nerde o güç? O kadar Rojavalı genç Hewlêr’de ne yapıyor? Niye gelip kendi insanlarını IŞİD’e karşı savunmuyorlar?
Halkımız şunu çok iyi bilsin ki biz sınırları kaldırmışız. Peşmerge ve gerilla arasında bugün hiçbir fark yok, partiler arasında da bugün hiçbir fark yok. Halkımız da kendi aralarındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırmalı.
Ne yazık ki bazı aydınlarımız bizden daha çok bu işin içindeymişler, menfaatlerimizi bizden daha iyi biliyorlarmış gibi halkımızı birbirlerine düşürüyorlar. Hayır, böyle şeyler istemiyoruz. YPG’nin de, Peşmergenin de, gerillanın da yenilgisi, bütün Kürt halkının yenilgisidir. Zaman birbirimizi korumamız gereken birlik zamanıdır. Birbirimizi suçlayacağımız zaman değil. Ne zaman ki bölgelerimizi kurtardık, insanlarımızı güvenli ve huzurlu bir ortama ulaştırdık o zaman mahkemeler kurulsun. Fakat şimdi bunun sırası değil. YPG’ye, peşmergeye ve gerillaya nasıl yardım edeceklerini konuşsunlar halkımız, partilere laf atmayı değil. Tekrar ediyorum biz hem YPG olarak, hem peşmerge, hem de gerilla olarak Kürdistan’ın ortak gücüyüz burada ve düşmana karşı aynı cephede savaşıyoruz. Biz sadece şehirleri değil, Kürt halkının onurunu koruyoruz, bunu herkes böyle bilsin.

No comments